İlk yazımızda, 2009 yılında başlayan gayrimenkul serüvenimizin bize neler kattığından bahsetmiştik.
On yılı aşan bu yolculukta öğrendiğimiz çok şey oldu.
Fakat bazı şeyler var ki, onları ne bir kitapta okuyabilirsiniz ne de bir eğitimde öğrenebilirsiniz.
Onları ancak yaşayarak öğreniyorsunuz.
Gayrimenkul sektöründe geçirdiğimiz yıllar içerisinde bunun pek çok örneğini gördük.
Bazen çok kolay görünen bir işin hiç beklemediğimiz bir noktada zorlaştığına, bazen de olmayacağını düşündüğümüz bir işin güzel bir şekilde sonuçlandığına şahit olduk.
Bu nedenle zaman içerisinde bir şeyi daha iyi anladık:
Gayrimenkul işi, sadece taşınmazı bilmek değil; süreci yönetebilmektir.
Bir evin, arsanın veya iş yerinin değerini bilmek elbette önemli. Ancak bunun yanında müşterinin beklentisini anlamak, doğru iletişimi kurmak, pazarlığı yönetmek ve güven oluşturmak da en az taşınmazın kendisi kadar önemli.
Her müşteri bize yeni bir şey öğretti
Geçen yıllar içerisinde çok farklı insanlarla tanıştık.
Her insanın gayrimenkule bakışı farklıydı.
Kiminin önceliği fiyat, kiminin konum, kiminin yatırım getirisi, kiminin ise yıllarca yaşayacağı bir yuva oldu.
Bu farklılıklar bizim de kendimizi geliştirmemizi sağladı.
İyi bir gayrimenkul danışmanı, önce iyi bir dinleyici olmalı.
Çünkü müşterinin ne istediğini anlamadan, ona doğru bir gayrimenkul sunabilmek mümkün değil.
Yıllar içerisinde daha çok dinlemeyi, daha doğru sorular sormayı ve karşımızdaki kişinin gerçekten neye ihtiyacı olduğunu anlamayı öğrendik.
Sektör değişirken biz de yenilendik
2009'dan 2020'ye kadar geçen süre içerisinde gayrimenkul sektöründe de önemli değişimler yaşandı.
Teknoloji hayatımızın her alanına girdi.
İlan verme yöntemleri değişti.
Müşteriye ulaşma şekilleri değişti.
Pazarlama yöntemleri değişti.
Artık sadece ofiste oturup müşteri beklemek yeterli değildi.
Daha görünür olmak, daha hızlı olmak ve değişen dünyaya ayak uydurmak gerekiyordu.
Biz de bu değişimin içerisinde kendimizi geliştirmeye çalıştık.
İnterneti, sosyal medyayı ve yeni pazarlama yöntemlerini işimizin bir parçası haline getirdik.
Çünkü bir önceki yazımızda da söylediğimiz gibi;
Bu meslekte öğrenmeyi bıraktığınız gün, geride kalmaya başlıyorsunuz.
Kazandığımız en önemli şey: Güven
On yılı aşan bir sürenin ardından geriye dönüp baktığımızda, bizim için en kıymetli kazanımlardan birinin güven olduğunu düşünüyorum.
Bir müşterinin size yıllar sonra tekrar ulaşması...
“Benim evimi de siz satmıştınız.”
demesi...
Ya da sizi bir yakınına tavsiye etmesi...
Bunların maddi bir karşılığından çok daha büyük bir anlamı var.
Çünkü gayrimenkul sektöründe yapılan her işlem geçici olabilir.
Ama güven üzerine kurulan bir ilişki uzun yıllar devam edebilir.
Şimdi önümüzde yeni bir dönem var
2020 yılına girerken, geride bıraktığımız 10 yılı bir tecrübe birikimi olarak görüyoruz.
Önümüzde ise yeni hedefler var.
Daha çok öğrenmek, daha fazla insana ulaşmak, kendimizi geliştirmek ve gayrimenkul sektöründe daha profesyonel bir anlayış ortaya koymak istiyoruz.
Geçmiş 10 yıl bize yol gösterdi.
Gelecek yıllar ise bize bu öğrendiklerimizi uygulama fırsatı verecek.
Belki bundan sonra da çok farklı insanlarla tanışacağız.
Yeni taşınmazlar, yeni yatırımlar, yeni projeler ve yeni hikâyeler olacak.
Ama değişmeyecek bir şey var:
İşimizi severek yapmak ve insanlara güven veren bir anlayışla çalışmak.
2009'da çıktığımız yolda bugün 10 yılı geride bıraktık.
Şimdi dönüp baktığımızda görüyoruz ki aslında bu sadece bir gayrimenkul hikâyesi değilmiş.
Bu;
öğrenmenin, değişmenin, insan tanımanın ve kendini geliştirmenin hikâyesiymiş.
Ve hikâyemiz henüz bitmedi.
Daha anlatacak çok hikâyemiz, öğrenecek çok şeyimiz ve yürünecek uzun bir yolumuz var.
