yandex
Celal DEMİR
Köşe Yazarı
Celal DEMİR
 

Nakliyecilik Mesleği Sonlarını Yaşıyor

Her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de sosyal veya ekonomik yaşamın içinde yer alan olmazsa olmazlardan dünya sosyolojik yapısını etkileyen hatta  dengeleyen, sektörlerin oluşumunda her alanda bulunan üretim, pazarlama, ulaştırma, tüketim, ithalat ve ihracat gibi sirkülasyonu olan taşımacılık bir ticarî faktör olup gündem içinde de zaman zaman ilişkilendiren kültürel, ekonomik, hayatın içine işlemiş bütün sektörel bağlantılı olan nakliyecilik ehliyet sanatıdır, esnaf işidir.  Ekonomi, Sanayi, Ticaret, Lojistik, Gıda, İnşaat, Güvenlik vs yaşamı etkileyici bir faktorel iş seçeneği olduğu gibi sorunları, sıkıntıları Şoförler ve nakliyeciler adına Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Konya Şubesi Lojistik Birimi olarak dile getirmek de bir görev ve sorumluluktur. Artan maliyetlere rağmen taşıma ücretlerindeki dengesizlik son 2, 3 yıldır halâ çözülmüş değil, öncülük ve önderlik yapacak ne resmi, ne tüzel, ne özel bir topluluk çare bulmadı, seslerini duyuramadıklarını, kamyon garajından dışarıya sesimiz çıkmadı diyorlar.  Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere  Ticaret Odası, Sanayi Odası, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu, Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği, Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Bütün meslek odaları hiçbir zaman çözüm üretmediler, üretemediler.  Oda başkanları seçimleri öncesi Bakanlıklarda veya TBMM önünde birkaç görüntü ve ikram fotoğrafı verirler, oy istemek için icraatları sıralarlar. Bilhassa asıl işleri sürekli ve kesintisiz aidat almaktır.  Bir belge ve mühür için borcu öne sürüp ücretsiz iş yapmazlar.  Odaların hizmet karşılığı ücret listesi var lâkin nakliye, yük taşımacılık, ve işletme ücret tarifesi yok.  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Kömür, maden taşımacılığı ve işletmesi, Termik Santrallere katı yakıt taşınması.  Hububat, pancar, gübre, şeker, okullara, sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği adına yardım niteliğinde kömür nakliyesi, askerlik şubesi, karakol vs birliklere kömür ve gıda nakliyesi, termik satrallere kömür ve katı yakıt nakliyesi.  Gümrük, liman, antrepo depo, lojistik taşımacılığı.  Karayolları ve Belediyelere Tuz, taş, kum, toprak taşıması.  Sözkonusu nakliyelerde belirli üst firmaların işletme ve nakliyesini aldığı işleri taşeron alt kollara dağılımı ile 3., 4, veya 5. nakliyeci olarak kamyoncu sıfatıyla bizlere düşüyor.  2, 3 yıldır taşıma fiyatları aynı miktarlarda seyrediyor.  Ödeme vadeleri 3 günden haftalığa, haftalıktan 10 güne, 10 günden 20 güne çıktı.  Ne hikmetse ödeme günleri Cuma mübarek günde olsa da saat 16:30 ile 16:45 arasında ödenir. Ödenmezse belki Pazartesi olmazsa Cuma günü son dakikalarda ödenirse 1 hafta 10 veya 15 gün olmuş oluyor.  Bazı ihaleli çalışan firmalar ise 20 gün, 1 ay, 2 ay ödeme yapmıyor.  Gelir gideri karşılamıyor.  Nakliyecilik mesleği sonlarını yaşıyor Üretime,Tüketime, Vergilere, Cezalara, Oto bakım ve yedek parçaya yansıyan zamlar nakliyeye yansımıyor. Yani nakliye ücreti gelen veya gelecek zamların sebebi değildir.  Akaryakıta gelen zamların ve indirimlerin kısa süreli ay içinde veya gün arası ile indi, çıktı yapması da bizim ticaretimizi, emeğimizi, yıpranmamızı, borçlarımızı, alacaklarımızı da etkiliyor, aynı zamanda güvenimizi sarsıyor.  Araç sigorta, kasko ve muayenesi yüksek fiyatlarda ve 1 yılla sınırlı olması haksızlıktır.  Geçerlilik süresi 2 yıl olmalıdır. Araç muayenesine de çok yüksek ücretler ödüyoruz. Verdikleri hiçbir hizmet vermedikleri halde tamir yok, bakım yok, arıza giderme yok, yedek parça ücreti olmadığı halde verdiğimiz bu paranın nereye, ne için gittiği de belli değildir.  Soygunculuktur.  Lastik ve bakım maliyetlerinin yükselmesine karşın taşıma ücretlerinin aynı seviyede kalması, ücretlerin yeniden düzenlenmesi gerekir. TŞOF cemiyeti, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Meslek Odaları ve ilgili Bakanlıklar tarafından dikkate alınmadığını görüyoruz.  ESDER Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Konya Şubesi Lojistik Birimi olarak yaptığımız araştırmaya göre; Maliyetlerin sürücüler ve nakliyat sektörü olarak ciddi bir yük haline geldiği, maliyetlerin aşırı artması ile gittiği nakliyelerden bir şey kazanamıyor. Bu yüksek maliyetlerle yürüyemez olduklarını dile getiriyorlar.  Artan lastik fiyatları geçen yıl 15 Bin TL'ye aldığımız lastik bugün 25 ila 35 Bin TL arasındadır. Motor bakım, yağ, filtreler vs yedek parça, yıkama, yağlama aşırı derecede fiyat artışı var. Onların kazandığı parayı gece gündüz, yaz kış yollarda olan bizler kazanamıyoruz.  Biz halâ geçen yılın nakliye ücretleriyle çalışıyoruz.  Ev geçindiriyoruz, Borç ödüyoruz, araç masraflarını karşılıyoruz, petrole parasız göremiyoruz, şoför maaşı ödüyoruz, Sigorta, Bağ-Kur, Vergiler, Cezalar, KDV'ler, Taksitler nasıl ödenecek?  Faiz, Kredi, Tefecilik bu ülkede haram değil mi? Yalan söylemek, sözünde durmamak, borçlu olmak bu memlekette haram değil mi?  Bizleri bu günahlara, haramlara, şeytanî nefeslere esir ettiler. Peki kim duyacak, kim utanacak, kim başını yere eğecek? Bu yılın başında her şeye zam yapacaklar ve her geçen gün, hafta, ay zam yaptılar. Ne dediler? Nakliye maliyetleri dediler.  Yalan.  İhaleyi alan ve ihaleyi veren ağababaları kazandı.  Eğer nakliye ücretlerine ℅50 zam gelmezse bu iş yürümez.  İş verirken sadece aracın sarfedeceği akaryakıtı hesaplayıp nakliye ücreti belirleniyor.  Şoför maaşı, yol harcırahı, sgk, araç sigorta, kasko, muayene, her sefer sonrası araç bakımları, lastik vs yedek parça, vergi ve cezalar, yıpranma, işletme giderleri olağanüstü anî giderler derken kalmadığı gibi borçlanacağız. Ya tefeciye ya bankaya ya da ödemeleri yapmayacağız. Bunun adına da ticaret mi diyeceğiz yoksa dolandırıcılık, faizci, haramzede olarak toplumun karşısında helâldan, haramdan bahsedeceğiz.  Ellerini taşın altına koymalarını kimden bekleyeceğiz?  Bir Tırın yük tonajı 26, 27 ton arasındadır. Tek yön olarak ortalama hesap yaparsak 27 Ton × 680 TL Ton/fiyat = 18.360 TL + KDV ile 22.032 TL ve Yol 700  Km civarındadır. Bu maliyetlerle bir araç ayda kaç para kazanıp ayakta durabilecek? Evini geçindirmeye bile yetmiyor.  SRC, Piskoteknik, K1, TİO vs diğer gruplara göre nakliyecilik belgeleri var. 5 ile 10 yıl arasında yenilenmesi gerekir.  Yenilenmesi iptal ve cezası var. SRC belgesinin gecikme cezası 9000 TL.  2025 yılı ücretini dikkate alırsak; TİO Belgesi 5 yıllık ücreti 1.389.278 TL. TİO belgesi 1 yıllık ücreti 355.000 TL'dir.  Kantar cezaları ayrıca büyük sorun  !  Yükleme yapılan işletmenin, İndirme yapılan işletmenin mantarları yakıt sarfiyatını da dikkate aldığımız halde tonaj dengesi tutmuyor. Hâl böyle iken Karayolları Kantarını da ekleyerek yine kantar sorunu ile karşılaşmaktayız. Hem kantar cezası hem de fazla, eksik tonaj farkı ile ücret hakkımız yeniyor. İlgili mercilerin ölçü, tartı konusunda denetleme yapması da gerekmektedir.  Kantar denetimsizliği de ayrıca nakliye ücretleri ve yol bozulmasına da sebebiyet vermektedir.  Tonaj serbest veya kantar yok diye fazla tonaj veriyorum veya fazla tonaj alıyorum düşüncesiyle şoförler kâr yaptım zannediyor.  Halbuki fazla yakıt, fazla km, lastik eskimesi, araç yıpranması ve aynı zamanda milli servet yolların çöküşü gibi zararları vardır. Başta Maden ocakları, Kömür ocakları, Şeker Fabrikaları, Pancar tarlaları çıkışı yollarda denetim artırılması gerekir. TŞOF cemiyeti sosyal tesisleri başta olmak üzere özel veya kurumsal sosyal tesisler hijyenik temizlik olmadığı gibi yetersizdir. Yol kenarlarındaki acil ve kontrol araç parkları tenha ve karanlık olup aydınlatma yoktur, güvenli değildir. Yakıt, Stepne, Çekiç, vs dolap, yük soygunculuğu oluyor.  Yolların fiziki ve coğrafi hatalı olması olması da yine nakliyat, sürücü ve araç güvenliğini sarsıyor. Araç yolda iken veya şoför varken hatta araca yük verince bile gece uykular kaçıyor, araç varacağı noktaya kadar bir lastiğini sanki omuzda taşıyoruz.  Yollardaki trafik sorunu, bozuk olması, kazı çalışması, hatalı yapım, bölgesel etkenler, seyir halindeki sosyolojik yapı, şoförün tecrübesi ve güvenirliliği hepsi birer sorun, güven teşkil eder, şüphe artırır.  Ayrıca tecrübeli, olgun, ahlâklı, işi benimseyen, araca ve üzerindeki yükü sahiplenen şoförler yetişmiyor. Şoför bulmak, yola göndermek, aracı ve yükü teslim etmek de bizleri çok yıprandırdı, yorulduk, usandık.  Nakliyecilik öldü, ticaret yapılmaz hâle geldi, Şoförlükte ise sosyal yaşantımız bitti.  Yolda uyumamak için hapkolik olduk. Yaş olarak olsun, vücut olarak olsun yollar çekilmiyor. Uyku saati yok, dinlenme, gezme yok. İzinler zaten yok.  Turizmi güçlendirmek için, belirli şahıslar para kazansın diye dini bayramları, resmi bayramların tatillerini 1'den 3'e, 4'den 9'a çıkıyor. Bir de yılbaşı da eklenecek gibi.  Zaten bir yılın 3 de 1'i tatiller, bayramlar, ay sonu, yıl sonu, kış, seçim derken bir yılı bitirmiş oluyoruz. Bu esnaf ne zaman çalışacak, para kazanacak?  Nakliyecilikte hırsızlık, dolandırıcılık, yalancılık, aracı veya yükü çalma, satma, zarar verme gibi vakalar oluyor. Mahkemeye intikal ettiğinde kanunlar yetersiz kalıyor,  caydırıcı ağır kanunlar yasalaşması konusunda ilgili bakanlıklar adım atması gerekir.  Şoförlerin yıllık psikolojik, sosyal, ahlak, din ve hukuk konularını içeren eğitim almasıyla sertifika verilmesi zorunlu hâle gelmesiyle Nakliyecilik meslek, güven, adalet gibi saygınlığı tekrar kazanabileceğini umut ediyorum.
Ekleme Tarihi: 22 Aralık 2025 -Pazartesi

Nakliyecilik Mesleği Sonlarını Yaşıyor

Her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de sosyal veya ekonomik yaşamın içinde yer alan olmazsa olmazlardan dünya sosyolojik yapısını etkileyen hatta  dengeleyen, sektörlerin oluşumunda her alanda bulunan üretim, pazarlama, ulaştırma, tüketim, ithalat ve ihracat gibi sirkülasyonu olan taşımacılık bir ticarî faktör olup gündem içinde de zaman zaman ilişkilendiren kültürel, ekonomik, hayatın içine işlemiş bütün sektörel bağlantılı olan nakliyecilik ehliyet sanatıdır, esnaf işidir. 
Ekonomi, Sanayi, Ticaret, Lojistik, Gıda, İnşaat, Güvenlik vs yaşamı etkileyici bir faktorel iş seçeneği olduğu gibi sorunları, sıkıntıları
Şoförler ve nakliyeciler adına Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Konya Şubesi Lojistik Birimi olarak dile getirmek de bir görev ve sorumluluktur.
Artan maliyetlere rağmen taşıma ücretlerindeki dengesizlik son 2, 3 yıldır halâ çözülmüş değil, öncülük ve önderlik yapacak ne resmi, ne tüzel, ne özel bir topluluk çare bulmadı, seslerini duyuramadıklarını, kamyon garajından dışarıya sesimiz çıkmadı diyorlar. 
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı başta olmak üzere 
Ticaret Odası, Sanayi Odası, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu, Esnaf ve Sanatkârlar Odalar Birliği, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birliği, Esnaf ve Sanatkarlar Federasyonu ve Bütün meslek odaları hiçbir zaman çözüm üretmediler, üretemediler. 
Oda başkanları seçimleri öncesi Bakanlıklarda veya TBMM önünde birkaç görüntü ve ikram fotoğrafı verirler, oy istemek için icraatları sıralarlar.
Bilhassa asıl işleri sürekli ve kesintisiz aidat almaktır. 
Bir belge ve mühür için borcu öne sürüp ücretsiz iş yapmazlar. 
Odaların hizmet karşılığı ücret listesi var lâkin nakliye, yük taşımacılık, ve işletme ücret tarifesi yok. 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Kömür, maden taşımacılığı ve işletmesi, Termik Santrallere katı yakıt taşınması. 
Hububat, pancar, gübre, şeker, okullara, sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği adına yardım niteliğinde kömür nakliyesi, askerlik şubesi, karakol vs birliklere kömür ve gıda nakliyesi, termik satrallere kömür ve katı yakıt nakliyesi. 
Gümrük, liman, antrepo depo, lojistik taşımacılığı. 
Karayolları ve Belediyelere Tuz, taş, kum, toprak taşıması. 
Sözkonusu nakliyelerde belirli üst firmaların işletme ve nakliyesini aldığı işleri taşeron alt kollara dağılımı ile 3., 4, veya 5. nakliyeci olarak kamyoncu sıfatıyla bizlere düşüyor. 
2, 3 yıldır taşıma fiyatları aynı miktarlarda seyrediyor. 
Ödeme vadeleri 3 günden haftalığa, haftalıktan 10 güne, 10 günden 20 güne çıktı. 
Ne hikmetse ödeme günleri Cuma mübarek günde olsa da saat 16:30 ile 16:45 arasında ödenir. Ödenmezse belki Pazartesi olmazsa Cuma günü son dakikalarda ödenirse 1 hafta 10 veya 15 gün olmuş oluyor. 
Bazı ihaleli çalışan firmalar ise 20 gün, 1 ay, 2 ay ödeme yapmıyor. 
Gelir gideri karşılamıyor. 
Nakliyecilik mesleği sonlarını yaşıyor
Üretime,Tüketime, Vergilere, Cezalara, Oto bakım ve yedek parçaya yansıyan zamlar nakliyeye yansımıyor. Yani nakliye ücreti gelen veya gelecek zamların sebebi değildir. 
Akaryakıta gelen zamların ve indirimlerin kısa süreli ay içinde veya gün arası ile indi, çıktı yapması da bizim ticaretimizi, emeğimizi, yıpranmamızı, borçlarımızı, alacaklarımızı da etkiliyor, aynı zamanda güvenimizi sarsıyor. 
Araç sigorta, kasko ve muayenesi yüksek fiyatlarda ve 1 yılla sınırlı olması haksızlıktır. 
Geçerlilik süresi 2 yıl olmalıdır. Araç muayenesine de çok yüksek ücretler ödüyoruz. Verdikleri hiçbir hizmet vermedikleri halde tamir yok, bakım yok, arıza giderme yok, yedek parça ücreti olmadığı halde verdiğimiz bu paranın nereye, ne için gittiği de belli değildir. 
Soygunculuktur. 
Lastik ve bakım maliyetlerinin yükselmesine karşın taşıma ücretlerinin aynı seviyede kalması, ücretlerin yeniden düzenlenmesi gerekir. TŞOF cemiyeti, Sanayi Odası, Ticaret Odası, Meslek Odaları ve ilgili Bakanlıklar tarafından dikkate alınmadığını görüyoruz. 
ESDER Esnaf ve Sanatkârlar Derneği Konya Şubesi Lojistik Birimi olarak yaptığımız araştırmaya göre;
Maliyetlerin sürücüler ve nakliyat sektörü olarak ciddi bir yük haline geldiği, maliyetlerin aşırı artması ile gittiği nakliyelerden bir şey kazanamıyor. Bu yüksek maliyetlerle yürüyemez olduklarını dile getiriyorlar. 
Artan lastik fiyatları geçen yıl 15 Bin TL'ye aldığımız lastik bugün 25 ila 35 Bin TL arasındadır. Motor bakım, yağ, filtreler vs yedek parça, yıkama, yağlama aşırı derecede fiyat artışı var. Onların kazandığı parayı gece gündüz, yaz kış yollarda olan bizler kazanamıyoruz. 
Biz halâ geçen yılın nakliye ücretleriyle çalışıyoruz. 
Ev geçindiriyoruz, Borç ödüyoruz, araç masraflarını karşılıyoruz, petrole parasız göremiyoruz, şoför maaşı ödüyoruz, Sigorta, Bağ-Kur, Vergiler, Cezalar, KDV'ler, Taksitler nasıl ödenecek? 
Faiz, Kredi, Tefecilik bu ülkede haram değil mi? Yalan söylemek, sözünde durmamak, borçlu olmak bu memlekette haram değil mi? 
Bizleri bu günahlara, haramlara, şeytanî nefeslere esir ettiler. Peki kim duyacak, kim utanacak, kim başını yere eğecek?
Bu yılın başında her şeye zam yapacaklar ve her geçen gün, hafta, ay zam yaptılar. Ne dediler? Nakliye maliyetleri dediler. 
Yalan. 
İhaleyi alan ve ihaleyi veren ağababaları kazandı. 
Eğer nakliye ücretlerine ℅50 zam gelmezse bu iş yürümez. 
İş verirken sadece aracın sarfedeceği akaryakıtı hesaplayıp nakliye ücreti belirleniyor. 
Şoför maaşı, yol harcırahı, sgk, araç sigorta, kasko, muayene, her sefer sonrası araç bakımları, lastik vs yedek parça, vergi ve cezalar, yıpranma, işletme giderleri olağanüstü anî giderler derken kalmadığı gibi borçlanacağız. Ya tefeciye ya bankaya ya da ödemeleri yapmayacağız. Bunun adına da ticaret mi diyeceğiz yoksa dolandırıcılık, faizci, haramzede olarak toplumun karşısında helâldan, haramdan bahsedeceğiz. 
Ellerini taşın altına koymalarını kimden bekleyeceğiz? 
Bir Tırın yük tonajı 26, 27 ton arasındadır. Tek yön olarak ortalama hesap yaparsak 27 Ton × 680 TL Ton/fiyat = 18.360 TL + KDV ile 22.032 TL ve Yol 700  Km civarındadır. Bu maliyetlerle bir araç ayda kaç para kazanıp ayakta durabilecek? Evini geçindirmeye bile yetmiyor. 
SRC, Piskoteknik, K1, TİO vs diğer gruplara göre nakliyecilik belgeleri var. 5 ile 10 yıl arasında yenilenmesi gerekir. 
Yenilenmesi iptal ve cezası var. SRC belgesinin gecikme cezası 9000 TL. 
2025 yılı ücretini dikkate alırsak;
TİO Belgesi 5 yıllık ücreti 1.389.278 TL.
TİO belgesi 1 yıllık ücreti 355.000 TL'dir. 
Kantar cezaları ayrıca büyük sorun  ! 
Yükleme yapılan işletmenin, İndirme yapılan işletmenin mantarları yakıt sarfiyatını da dikkate aldığımız halde tonaj dengesi tutmuyor. Hâl böyle iken Karayolları Kantarını da ekleyerek yine kantar sorunu ile karşılaşmaktayız. Hem kantar cezası hem de fazla, eksik tonaj farkı ile ücret hakkımız yeniyor. İlgili mercilerin ölçü, tartı konusunda denetleme yapması da gerekmektedir. 
Kantar denetimsizliği de ayrıca nakliye ücretleri ve yol bozulmasına da sebebiyet vermektedir. 
Tonaj serbest veya kantar yok diye fazla tonaj veriyorum veya fazla tonaj alıyorum düşüncesiyle şoförler kâr yaptım zannediyor. 
Halbuki fazla yakıt, fazla km, lastik eskimesi, araç yıpranması ve aynı zamanda milli servet yolların çöküşü gibi zararları vardır. Başta Maden ocakları, Kömür ocakları, Şeker Fabrikaları, Pancar tarlaları çıkışı yollarda denetim artırılması gerekir.
TŞOF cemiyeti sosyal tesisleri başta olmak üzere özel veya kurumsal sosyal tesisler hijyenik temizlik olmadığı gibi yetersizdir. Yol kenarlarındaki acil ve kontrol araç parkları tenha ve karanlık olup aydınlatma yoktur, güvenli değildir. Yakıt, Stepne, Çekiç, vs dolap, yük soygunculuğu oluyor. 
Yolların fiziki ve coğrafi hatalı olması olması da yine nakliyat, sürücü ve araç güvenliğini sarsıyor. Araç yolda iken veya şoför varken hatta araca yük verince bile gece uykular kaçıyor, araç varacağı noktaya kadar bir lastiğini sanki omuzda taşıyoruz. 
Yollardaki trafik sorunu, bozuk olması, kazı çalışması, hatalı yapım, bölgesel etkenler, seyir halindeki sosyolojik yapı, şoförün tecrübesi ve güvenirliliği hepsi birer sorun, güven teşkil eder, şüphe artırır. 
Ayrıca tecrübeli, olgun, ahlâklı, işi benimseyen, araca ve üzerindeki yükü sahiplenen şoförler yetişmiyor. Şoför bulmak, yola göndermek, aracı ve yükü teslim etmek de bizleri çok yıprandırdı, yorulduk, usandık. 
Nakliyecilik öldü, ticaret yapılmaz hâle geldi, Şoförlükte ise sosyal yaşantımız bitti. 
Yolda uyumamak için hapkolik olduk. Yaş olarak olsun, vücut olarak olsun yollar çekilmiyor. Uyku saati yok, dinlenme, gezme yok. İzinler zaten yok. 
Turizmi güçlendirmek için, belirli şahıslar para kazansın diye dini bayramları, resmi bayramların tatillerini 1'den 3'e, 4'den 9'a çıkıyor. Bir de yılbaşı da eklenecek gibi. 
Zaten bir yılın 3 de 1'i tatiller, bayramlar, ay sonu, yıl sonu, kış, seçim derken bir yılı bitirmiş oluyoruz. Bu esnaf ne zaman çalışacak, para kazanacak? 
Nakliyecilikte hırsızlık, dolandırıcılık, yalancılık, aracı veya yükü çalma, satma, zarar verme gibi vakalar oluyor. Mahkemeye intikal ettiğinde kanunlar yetersiz kalıyor,  caydırıcı ağır kanunlar yasalaşması konusunda ilgili bakanlıklar adım atması gerekir. 
Şoförlerin yıllık psikolojik, sosyal, ahlak, din ve hukuk konularını içeren eğitim almasıyla sertifika verilmesi zorunlu hâle gelmesiyle Nakliyecilik meslek, güven, adalet gibi saygınlığı tekrar kazanabileceğini umut ediyorum.
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve bolbolhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.